Yangını
varr, yangını varr… ben yanıyorrum!
Son iki gündür bastıran sıcaklar Philly’de
yaşamı alt üst etti. Zaten millet ne giyeceğini bilemiyordu; şimdi iyice
zıvanadan çıktılar, neredeyse bikiniyle dolaşıyorlar dışarda. Herkesin ağzında
aynı replik: “What happened to spring? This is summer!”
Daha iki gün önce soğuktan donuyorduk, ne
oldu? Hava ısısı bir anda -ama gerçekten bir anda- 1ᵒC’den 28ᵒC’ye yükseldi ve
yanıyoruuuuuuuuuuuz!! İtfaiye araçları bile daha sık geçmeye başladı. Daha önce
böyle bir şey görmedim. Bir gün içinde bütün ağaçlar çiçeklendi, toprak yemyeşil
oldu, bahçeler rengârenk açtı. Kelebekler hatta eşek arıları bile piyasa
yapıyorlar şu an. Sokaklar o kadar güzel kokuyor ki anlatamam. Zaten şu
Victorian ve Georgian stil mimari beni benden almış durumda, bir de üstüne
çiçek böcek eklenince puzzle tamamlandı ;) Gerçekte miyim, rüyada mıyım
yoksa..yoksa.. Hansel ve Gretel masalında mıyım? Her yer pasta ev, her yer kırıntıları
yiyen cıvıl cıvıl kuş kaynıyor.
Ve söylemeliyim ki; bu sıcakta bile insanlar
mis gibi kokuyor. Birçok yazlık tatil beldesini bilirsiniz. Yanınızdan biri
geçtiğinde nefesinizi tutarsınız, kokmayan neredeyse yoktur. Burada ise
yanımdan geçip de ter, sigara, kir, vb. herhangi bir kötü koku bırakana henüz
rastlamadım. Çok şükür! Herkesin sabun veya yeni yıkanmış çamaşır kokusuna
sahip olması hem güzel, hem de bir o kadar enteresan.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.