6 Mayıs 2013 Pazartesi

"Cinco de Mayo" kutlu olsun!

Meksika'nın Fransız ordularına karşı elde ettiği zaferin kutlandığı bir bayram "Cinco de Mayo". Galibiyet,  Puebla Muharebesi olarak bilinen savaşta 5 Mayıs'ta gerçekleştiği için kutlamalara o günün anısına İspanyolca "5 Mayıs günü" anlamına gelen "Cinco de Mayo" ismi verilmiş. 

Amerika'nın özellikle yoğun Meksika nüfusuna sahip bölgelerinde festivallerle kutlanan günde, muharebenin canlandırılması, yemek, içki, dans, müzik ve Meksika'ya ait ne varsa neşeyle anılır. 

Sevgili ev arkadaşım Diana da bu kapsamda evimizde bir parti düzenlemeye karar verdi. Bizim partimiz -anlayamadığım bir nedenden ötürü- özellikle Meksika tatlıları ve içkileri konseptine sahipti. Meksika yemekleri de yapalım diyorum.. yok, Meksika müzikleri çalalım diyorum.. yok, Meksika şapkası.. yok, Humus Meksika'ya ait değil diyorum.. yok! Bir türlü kapsamı günün anlam ve önemi ile dolduramadım, üzgünüm. Bizim, canım ülkemde yokluklar içinde yaptığımız partilerimiz bile daha ince detaylara sahip wallaa!

Whatever! "Cinco de Mayo" partimiz için bütün gün yattıktan sonra alışverişe gidip, bütün işi acele ve stres içinde son iki saate sıkıştıran sevgili domestik Amerika'lı hatunlar Pekan cevizli havuçlu sufle, Meksikan çiiizkek, Meksikan ananaslı-mangolu kek, Mango-Tekilalı sufle ve sıcak çikolata kaplı meyveleri sonunda hayata geçirdi. Boool miktarda margarin, krem peynir ve şeker kullanılan tatlılar gerçekten enfesti. Benim favorim: Ananaslı-mangolu kek! 

Vee akşamın 08.00'i gibi başlayan partide aç karnına o kadar tatlıyı ve salsa veya humus dip soslu cipsi, su gibi içtikleri tekila ve rom'a katık yaptılar. Yanında çikolata damlalı kurabiye ve etnik restorandan aldıkları baklava ile! Bizim partide Meksika'ya dair pek fazla şey olduğu söylenemezdi. Ama katılımcılarımız çok sevimliydi. Hepsi çok genç, çok hoşsohbet, komik insanlardı;  gülmekten yüzümüz ağrıdı diyebilirim (en az anlayan ben olmama rağmen benim bile!). Yaşlarının vermiş olduğu enerjiye rağmen gayet elit bir gruptu; kendi tabirleriyle ööle "party animal" falan değillerdi. Belki de hepsinin master yapan öğrenciler olmasının bunda birazcık etkisi olabilir. Fazla ders çalışmak, çılgınca eğlenme güdüsünü absorbe ediyor ;)

Her gelen, yanında, ev sahibesi için şarap, şampanya, bira, limonata, kurabiye, kek, vs. bişiiler getirmişti. Güzel güzel sohbetler edildi, tatlı tatlı tatlılar yenildi, her tekilanın ayrı ayrı tadına bakıldı -çılgınca dans eden, sarhoş olan veya kusanlar yoktu- ve gecenin sonunda herkes, etrafı tamamen parti öncesi hale getirecek şekilde toplayıp, bulaşıkları yıkayıp, kalan yiyecek ve içkiyi paylaştıktan sonra evlerine dağıldı. Parti temasında eksikler vardı ama nezaketlerini çok beğendim.

Belki de nezaket, görgünün değil medeniyetin bir göstergesidir. Ne dersiniz?     
          

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.