23 Haziran 2013 Pazar

Kötü bir alışkanlık: KUMAR!

Bu hafta için seçtiğim gezi durağı Atlantic City idi. Sahilseverler tarafından "Sahillerin Kraliçesi" olarak adlandırılan bu sayfiye şehri uzun beyaz kumsalı ve kumarhaneleriyle bölgede nam salmış. İnce, beyaz kum benim de her daim favorim olmuştur. Ama bence, okyanusun en azından bu kısmı, kesinlikle benim güzel ülkemin cam kadar berrak, gökyüzü gibi mavi denizleriyle yarışamaz. Hava durumu da aynı şekilde; dün Atlantic City'de felaket yakıcı bir güneş ve bunun yanında felaket dondurucu bir rüzgar vardı. Tüm o şaşkın insan yığını bir yandan okyanus suyuna batıp çıkarken bir yandan da hırkaları ile sarınıp sarmalanıyorlardı. Gerçekten çok tuhaf bir manzaraydı :)

Sahil boyunca göz alabildiğince devam eden ahşap bir rıhtım yolu inşa edilmiş ki; bunun adı "Boardwalk" ve bizim yazlık tatil beldelerimizdeki "Kordon Boyu" ile benzer konsepte sahip. Boardwalk üzerinde çok sayıda hediyelik eşya dükkanı, dondurmacı, kafe, restoran, falcı ve olmazsa olmazlar yani kumarhaneler konuşlandırılmış. Dilerseniz yürüyerek, dilerseniz insanlar tarafından itilerek ilerletilen tekerlekli gezi araçları (Rolling Chairs) ile bu yol boyunca gezmeniz mümkün. 

İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra, durgun ekonomiyi canlandırmak için kumarın yasallaştırılması ile Amerika'nın Nevada'dan sonra ilk yasal kumarhanesi bu şehirde açılmış. Ve şimdi, Atlantic City'nin okyanus kıyısında olması nedeniyle Las Vegas'tan daha şanslı bir kumarhane dünyası olduğu düşünülüyor.  

Ayrıca, Amerika'nın ilk güzellik yarışması burada düzenlenmiş ve ilk renkli posta kartları burada basılmış.

Bir diğer ilginç Atlantic City gizemi de "Salt Water Taffy" şekerlemeleri. İlk duyduğunuz anda, içindekiler listesinde deniz suyu bulunduğunu düşünmenize neden olan bu isim, aslında bölgede yaşanan bir doğal felaketin ardından yapılan küçük espiri sayesinde günümüze kadar gelmiş. Hikaye şöyle: Bir gün Atlantic City'de fırtına çıkar ve sahildeki şekerleme dükkanı sel baskınına uğrar. Bütün şekerlemeler okyanus suyu ile sırılsıklam olur. Ve nedendir bilinmez; o felaket zamanı bir kız dükkana gelip şekerleme satın almak ister. Satıcı tüm şekerlemelerin ıslandığını anlatmak için onların artık "Salt Water Taffy" olduğunu söyler. Kız ısrarcıdır, yine de tadına bakmak ister. Şekerlemeleri lezzetli bulur ve bunu herkese anlatır. Sonunda, dükkan sahibi de insanları etkileyen bu ismi markalaştırır. Vee.. bildiğiniz üzere gökten üç elma düşer ;) 

Kumarhanelere gelirsek; Bally's, Caesars, The Claridge, The Trump Plaza, Taj Mahal, Tropicana, Showboat ve daha birçok ünlü zincirin halkalarına Atlantic City'de rastlayabilirsiniz. Daha çok Blackjack ve Rulet ağırlıklı bir "enayisoyar" sisteme sahipler. Ulaşımı sağlayan otobüs firmaları size 20$'lık bir bonus kupon hediye ediyorlar. Bu sayede, eğer kendinize hakim olursanız hiç para harcamadan da kumar oynamanın nasıl bir duygu olduğunu tecrübe edebilirsiniz. Ama bu kuponla masa oyunları oynamanıza izin vermiyorlar. Yalnızca "Slot" makinelerini kullanabiliyorsunuz.

Merak ettiğinizin ne olduğunu biliyorum; sesinizi duyar gibiyim. Pek tabii ki günün sonunda, benim aşkta kazanacağım kesinleşmiş oldu ;)

Son bir not: Hayatımda gördüğüm belki de en eksantrik yer olan Rainforest Cafe'ye herkesin gitmesini öneriyorum. Sanırım İstanbul İstinye Park'ta bir örneği açılmış. Nasıl anlatabilirim bilmiyorum; sanki ormanın ortasında çiçek, böcük, tüm vahşi doğayla birlikte yaşıyormuşsunuz ama aynı zamanda birileri sizin için muhteşem öğünler hazırlayıp ikram ediyormuş gibi... Ama tam olarak değil. Görmeniz lazım!    

Atlantic City Kumsalı
Boardwalk
"Rolling Chairs" ile romantizmin doruklarında!
"Salt Water Taffy" şekerlemeleri
İşte "Casino": Kumar oynamak! Ama oyunun içinde kaybolmamak ;)
Rainforest Cafe'den bir detay: Orman temalı tavan dekoru

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.